ESWT

ESWT, “Extracorporeal Shock Wave Therapy” kelimelerinin ilk harflerinin birleşmesinden oluşur. Türkçe olarak “Vücut Dışından Uygulanan Şok Dalga Tedavisi” anlamına gelmektedir. Sistemin çalışma prensibinde, vücut dışında üretilen basınç dalgalarının belli bir alana odaklanıp uygulanmasına dayanır.

ESWT uygulaması ile problemli bölgedeki kan akışı artırılarak vücudun kendi kendini iyileştirici mekanizması çalıştırılmış olur. Ayrıca problemli bölgedeki dokuların rejenrasyonu sağlanır. Topuk dikeni (epine calcanei), tenisçi ve golfçü dirseği, omuz ağrıları, kas ağrıları ve tendinitler gibi rahatsızlıkların tedavisinde kullanılan bu yöntemin başarı oranı yüzde 70-90 arasında değişmektedir.

Cerrahi bir işlem olmadığı için tedavi sırasında uygulanan bölgede oluşan ve kısa sürede geçen hafif ağrı dışında önemli sorun oluşmaz.

PRP veOrthokine

PRP “Platelet Rich Plasma” ifadesinin baş harflerinden türetilmiş olup, trombositten zengin plazma anlamına gelmektedir. Trombositler, vücutta normal doku iyileşmesinde önemli rol oynar. Trombositten zenginleştirilmiş plazma, dokunun iyileşmesi için gerekli olan büyüme faktörlerini içermektedir.

Bu tedavi yöntemi, kas zorlanması ve yırtıklarında, tenisci dirseğinde, aşil tendiniti, patellar tendinit, omuz yaralanmaları, tendon ve bağ yaralanmaları ve kemik kırıkları tedavisini hızlandırmak için kullanılmaktadır.

Orthokine moleküler biyolog Dr. Julio Reinecke ile Almanya’da bir spinal cerrah olan Dr. Peter Wehling tarafından geliştirilen patentli bir yöntemdir. Yöntem tamamıyla biyolojik bir tedavi yöntemidir. Hastadan alınan kanın özel şartlarda hazırlandıktan sonra tekrar yaralanmış veya ağrılı bölgeye enjekte edilmesiyle yapılan bir tedavi şeklidir. Vücudun kendi endojen proteinlerini ve iyileştirme faktörlerini kullanır. Orthokine tedavisi 1997’den beri kullanılmaktadır. Uluslararası olarak yüzlerce doktor bu terapi metodunu başarılı bir şekilde kullanmıştır. Binlerce enjeksiyon da herhangi bir komplikasyon olmadan yapılmıştır.

Orthokine Terapisi aşağıdaki durumlarda ağrısı ve inflamasyonunu kısıtlayarak çalışır;
Osteoartrit (Diz Ağrıları),
Sinir kökü iritasyonu, tendon veya kas sakatlanmaları,
Ameliyat sonrası rehabilitasyon tedaviyle ağrı azalmaktadır.

Bu sebeple etkilenen bölgedeki mobilasyon, hareketlilik ve doğal işlev yeteneği artar. Hasta daha erken dönemde günlük aktivitelerine dönebilmektedir. Ulusal Basketbol Birliği yıldızı Kobe Bryant diz problemlerinden ötürürü yaşadığı sorunların çözümünde bu yöntem başarılı olduğu işin Kobe Prosedürü olarak ta bilinmektedir.

Ultrason Eşliğinde Enjeksiyon

Çalışmalar, ultrason rehberli enjeksiyonların “kör” enjeksiyonlardan çok daha doğru olduğunu göstermektedir. Doktor, enjeksiyonun tam olarak nereye gittiğini ve bölgenin hedefledikleri yeri tam olarak görme yeteneğine sahiptir. Ultrason eşliğinde enjeksiyonlar, tedavinin etkinliğini arttırır ve daha ince, daha az ağrılı bir iğnenin kullanılmasına izin verir. Bu prosedürler anestezi gerektirmez ve ultrason cihazında radyasyon yoktur.

Enjeksiyon uygulamaları kas-iskelet kaynaklı şikayetlerin tedavisinde oldukça yaygın kullanılmaktadır. Enjeksiyon uygulamaları, ortaya çıkan akut semptomların giderilmesi, iyileşmenin hızlandırılması ve tanısal amacıyla yapılmaktadır. En yaygın endikasyonu hastanın ağrısını gidermek ve eklem hareket açıklığının geliştirmek içindir. Genel olarak kullanılan enjeksiyon endikasyonları eklem içi uygulamalar, tendon enjeksiyonları, tetik nokta enjeksiyonları ve lezyon içi enjeksiyonlara yapılmaktadır.

Sportif Rehabilitasyon ve Fizyoterapi

Osteopatlar yüksek yeterlilikte sağlık profesyonelleridir. Her gün dünyada 30.000 den fazla kişi boyun ve bel ağrıları, eklem ve kas problemleri, spor yaralanmaları, tekrarlı baş ağrıları ve fazlası için osteopatlara başvurmaktadır. Osteopatlar uyguladıkları mobilizasyon ve manüplasyon teknikleri ile çok kısa sürelerde ağrıları ortadan kaldırabilirler.

Osteopatlar semptomatik tedavi yerine vücudun tamamının değerlendirilmesi üzerine odaklanırlar. Esas olarak kas iskelet sistemi ve organ sistemini üzerine yaptıkları tedavilerle sonuca ulaşırlar. Temel amaç vücudun sinir sistemi, dolaşım sistemi ve lenf sistemi üzerinde pozitif etki oluşturmaktır.